Karadeniz Derbisi Öncesi Hakem Krizi
Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final heyecanı, 23 Nisan 2026 tarihinde oynanacak dev bir Karadeniz derbisine sahne olmaya hazırlanıyor. Yarı finale çıkma mücadelesi verecek olan Samsunspor, kendi saha ve seyircisi önünde güçlü rakibi Trabzonspor’u konuk edecek. Ancak bu kritik yeşil saha rekabeti, başlama düdüğünden çok önce Merkez Hakem Kurulu’nun yaptığı atama kararıyla gölgelendi ve spor kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından bu zorlu çeyrek final müsabakasına tecrübeli hakem Atilla Karaoğlan’ın atanması, Karadeniz ekibinde büyük bir infiale yol açtı. Kırmızı-beyazlı camia, bu görevlendirmenin futbolun doğal akışına ve adalet ilkesine aykırı olduğunu savunarak, maçın atmosferini şimdiden oldukça gergin bir noktaya taşıyan resmi bir itirazda bulundu.
Thorsten Fink’in Cezası ve Rizespor Göndermesi
Samsunspor cephesinde yaşanan bu hakem krizinin temelinde, Nisan ayının başlarında oynanan ve henüz hafızalardaki tazeliğini koruyan Çaykur Rizespor müsabakası yatıyor. İki hafta önce gerçekleşen o karşılaşmada düdük çalan Atilla Karaoğlan, tartışmalara yol açan bir karara imza atarak Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink’e doğrudan kırmızı kart göstermiş ve Alman çalıştırıcının tribüne gönderilmesine neden olmuştu.
Bu ihraç kararının ardından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından teknik direktör Fink’e 3 maçlık ağır bir men cezası verilmişti. Samsunspor yönetimi, hocalarının aldığı bu cezanın infazı henüz tamamlanmamışken, cezaya sebebiyet veren aynı hakemin bu denli kritik bir kupa maçına atanmasını manidar bulduklarını açıkça dile getiriyor.

Yönetimden ‘Adalet’ Vurgusu ve Resmi Açıklama
Yaşanan bu gelişmelerin ardından sessizliğini bozan Samsunspor Yönetim Kurulu, kulübün resmi iletişim kanalları üzerinden oldukça sert bir bildiri yayımladı. Açıklamada, teknik direktörlerinin cezasının devam ettiği bir süreçte, o kararı veren hakemin yeniden kendi maçlarında sahada olmasının “kabul edilemez” olduğu vurgulanarak, kararın futbolun adalet duygusunu derinden yaraladığı ifade edildi.
Kırmızı-beyazlı kulüp, Türkiye’deki geniş hakem havuzuna dikkat çekerek, alternatif pek çok isim varken Atilla Karaoğlan’ın bu eşleşmeye verilmesinin mantıklı bir izahı olmadığını savundu. Kamuoyunun vicdanına seslenen yönetim, böylesine hayati bir eleme maçında adil ve tarafsız bir yönetim beklentisi içinde olduklarının altını bir kez daha kalın çizgilerle çizdi.
