40 Yıllık Azteca Kabusu İngiliz Zaferiyle Son Buldu
2026 FIFA Dünya Kupası son 16 turu, ev sahibi ülkelerden Meksika ile İngiltere arasında unutulmaz bir düelloya sahne oldu. Başkent Mexico City’de oynanan ve nefesleri kesen mücadeleden 3-2’lik skorla galip ayrılan “Üç Aslan”, adını çeyrek finale yazdırmayı başardı. Turnuvanın en büyük sürprizine imza atarak Brezilya’yı turnuva dışına iten Norveç ile eşleşen İngiliz ekibi, yarı final kapısını aralamak için 11 Temmuz’da Miami’de sahne alacak.
Bu kritik galibiyet, İngiliz futbolu için bir üst tura yükselmekten çok daha derin ve psikolojik bir anlam barındırıyor. Tam 40 yıl önce, 1986 Dünya Kupası çeyrek finalinde Arjantin’e karşı Diego Armando Maradona’nın tarihe geçen tartışmalı golleriyle boyun eğdikleri o travmatik maçın oynandığı Azteca Stadyumu’nda, bu kez gülen taraf İngiltere oldu. Yıllardır süregelen stadyum laneti ve hüsran, 2026’nın bu büyülü gecesinde yerini muazzam bir coşkuya bıraktı.
Harry Kane Golleriyle Dünya Kupası Tarihine Geçti
İngiltere’nin turnuvadaki en keskin hücum silahı olan kaptan Harry Kane, Meksika karşısında da kalitesini konuşturarak harika form grafiğini sürdürdü. Grup maçlarında Hırvatistan ağlarını iki kez sarsan, ardından Panama ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne karşı birer gol bulan deneyimli yıldız, Meksika filelerini de havalandırarak turnuvadaki gol sayısını beşe yükseltti. İngiliz forvetin bu durdurulamaz ve istikrarlı performansı, takımının çeyrek final yolculuğundaki en önemli kilit taşı oldu.
Kane’in Meksika’ya attığı bu gol, sadece 2026 organizasyonu için değil, genel futbol tarihi için de devasa bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Dünya Kupası kariyerindeki toplam gol sayısını 14’e çıkaran yıldız oyuncu, efsanevi Alman forvet Gerd Müller’in rekorunu egale ederek turnuva tarihinin en skorer altı isminden biri olma unvanını kazandı. Üstelik bu sezon hem kulüp hem de milli takım düzeyinde toplam 73 gole ulaşan Kane, kendi kariyer zirvesini yenilemeye devam ediyor.

Meksika’nın Geçilmez Kalesi ve Unvanları Yıkıldı
Daha önce ev sahibi olduğu 1970 ve 1986 Dünya Kupalarında çeyrek finale kadar ilerlemeyi başaran Meksika, 2026’da kendi seyircisi önünde bu geleneği koruyamadı. Ev sahibi olarak düzenledikleri bir organizasyonda ilk defa finallere kalamamanın şokunu yaşayan ekip, savunmadaki kusursuz serisini de kaybetti. Turnuvanın başından beri kalesinde gol görmeyen ve bu istatistiği İspanya ile paylaşan Meksika’nın savunma kilidi, Jude Bellingham’ın attığı golle kırıldı ve üç grup maçı ile Ekvador eşleşmesinin ardından ağlar ilk kez sarsıldı.
Bu yenilgiyle beraber tarihi Azteca Stadyumu’nun rakip takımlar üzerindeki ürkütücü büyüsü de ortadan kalkmış oldu. Bugüne dek bu stadyumda oynadığı Dünya Kupası maçlarında 7 galibiyet ve 3 beraberlik alarak hiç mağlup olmayan Meksika, kendi kalesindeki ilk hüsranını yaşadı. Resmi maçlar göz önüne alındığında bu statta çıktığı 90 karşılaşmada sadece 3 yenilgi gören ve son olarak Eylül 2013’te Honduras’a kaybeden ev sahibi ekip, yıllar sonra bu kutsal zeminde yeniden mağlubiyet acısını tattı.
Quiñones’in Gol Serisi Yetmedi, Kupa Meksika’ya Veda Etti
Meksika milli takımının hücum hattında turnuva boyunca parlayan Kolombiya asıllı yıldız Julián Quiñones, bireysel performansıyla herkesi kendine hayran bıraktı. Açılış maçında Güney Afrika’ya, ardından Çekya ve Ekvador’a gol atan başarılı oyuncu, İngiltere’yi de boş geçmeyerek oynadığı beş maçın dördünde skor üretmeyi başardı. Quiñones’in gol attığı tüm maçların Mexico City’de olması ilginç bir detay olarak öne çıkarken, yıldız oyuncunun sessiz kaldığı tek karşılaşma Guadalajara’da Luis Romo’nun golüyle kazanılan Güney Kore mücadelesi oldu.
İngiltere’nin zaferiyle sonuçlanan bu heyecan dolu son 16 turu maçı, aynı zamanda 2026 FIFA Dünya Kupası’nın Meksika sınırları içindeki serüveninin de sonu anlamına geliyor. ABD ve Kanada ile birlikte ortaklaşa yürütülen bu devasa turnuvada Mexico City, Guadalajara ve Monterrey şehirleri tam 13 kritik maça kusursuz bir şekilde ev sahipliği yaptı. Kendi milli takımının elenmesiyle beraber Meksika, organizasyonun kendi payına düşen bölümünü son derece başarılı ama bir o kadar da hüzünlü bir şekilde tamamlamış oldu.

