Tarihi Mirasa ve Emanete Sahip Çıkma Sorumluluğu
Beşiktaş Kulübü’nün 2026 Yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında kürsüye gelen Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, siyah-beyazlı armanın hiçbir şahsın tekelinde olmadığını, nesilden nesile aktarılması gereken paha biçilemez bir tarihi miras olduğunu vurguladı. Yöneticilik makamını bir “emanetçilik” kurumu olarak nitelendiren Ürkmezgil, kulübün elindeki tesislerin, değerli arsaların ve asırlık marka kimliğinin sıradan bir bütçe kalemi gibi harcanamayacağını, bu değerlerin çocuklara eskisinden çok daha güçlü bir şekilde teslim edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ürkmezgil’in uyarılarının temelinde yatan ana konu ise ekonomik sürdürülebilirlik oldu. Günü kurtarmaya yönelik, tek seferlik sıcak para hamlelerinin kulübün geleceğinde derin yaralar açabileceğini belirten Başkan, kalıcı ve öngörülebilir gelir modellerinin şart olduğunu anlattı. Bugünün popülist rüzgarlarına kapılıp yarının potansiyel kaynaklarının şimdiden tüketilmesinin en büyük tehlike olduğuna dikkat çeken Ürkmezgil; şeffaflık, hesap verilebilirlik ve sarsılmaz bir mali disiplinin, görevde kim olursa olsun Beşiktaş’ın değiştirilemez anayasası olması gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Futbol ve Basketbolda 2026-2027 Vizyonu
Toplantının ilerleyen bölümünde söz alan Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, 2026-2027 sezonu öncesi camiaya büyük umut aşılayan iddialı bir yapılanmanın müjdesini verdi. Görevde geride bıraktığı 1,5 yıllık süreçte sportif başarının temel taşlarını döşediklerini ifade eden Adalı, futbolda yepyeni ve heyecan verici bir sayfa açtıklarını duyurdu. Futbol direktörlüğü görevine taraftarın yakından tanıdığı ve güvendiği Önder Özen’i, teknik direktörlük koltuğuna ise İtalyan futbolunun dikkat çeken ismi Vincenzo Italiano’yu getirdiklerini hatırlatan başkan, bu ikilinin yaratacağı sinerjinin yeşil sahada “kazanan bir Beşiktaş” karakterini yeniden inşa edeceğinin sözünü verdi.
Siyah-beyazlı yönetimin vizyonu sadece çim sahayla sınırlı kalmadı; parkede de devasa adımlar atıldığı üyelere aktarıldı. Erkek basketbol takımının sergilediği başarılı grafik sayesinde Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu olan THY Avrupa Ligi’ne (EuroLeague) geri dönmesi, toplantının en çok alkış alan konularından biri oldu. Uzun süren kötü sezonların ardından güçlü bir basketbol aklı oluşturduklarını belirten Adalı, EuroLeague yönetimiyle yürütülen doğru stratejilerin kulübü hak ettiği noktaya taşıdığını söyledi. Başkan, yeni sezonda bu dev arenaya yakışacak güçlü bir kadro ve dev sponsorluk ağının son rötuşlarını yapmak üzere olduklarını da müjdeledi.

Rekor Gelirler ve Finansal Bağımsızlık Yolculuğu
Mali tablolara dair son derece çarpıcı veriler paylaşan Başkan Serdal Adalı, göreve geldikleri günden bu yana uyguladıkları sıkı mali politikalar sayesinde kulübün kasasına 160 milyon avro tutarında rekor bir kaynak yarattıklarını açıkladı. Bu devasa rakamın 80 milyon avroluk kısmının vizyoner sponsorluk anlaşmalarından, geri kalan 80 milyon avrosunun ise başarılı oyuncu satışlarından elde edildiği belirtildi. Yıllardır oyuncu satarak gelir elde etme konusunda kısır bir döngüde olan kulübü kısa sürede doğru bir al-sat dengesine kavuşturduklarını vurgulayan Adalı, bu hamleler sonucunda UEFA ile olan kısıtlamaların tamamen kaldırıldığını ve Beşiktaş’ın Avrupa sahnesinde finansal olarak aklanıp rahat bir nefes aldığını duyurdu.
Elde edilen bu mali zaferleri anlatırken kulüp içinden gelen eleştirilere de sert ve net bir dille yanıt veren Adalı, “borçları artıran yönetim” algısının tamamen bir operasyon olduğunu savundu. Kendi dönemlerinde yalnızca güncel sportif borçları ve banka faizlerini ödemekle kalmadıklarını, geçmiş yönetimlerin hatalı hamlelerinden doğan ağır cezaları da temizlediklerini belirtti. Bankalara olan 128 milyon dolarlık devasa kredi borcunun 53 milyon dolar seviyesine kadar düşürüldüğünü gururla açıklayan Adalı, koskoca UEFA’nın dahi mali tabloları onayladığı bir ortamda içeriden gelen yersiz eleştirileri haksızlık olarak nitelendirerek, Beşiktaş’ın artık ekonomik bağımsızlığını ilan ettiğini söyledi.
Denetim Kuruluna Şeffaflık Tepkisi ve Tribün Polemiği
Toplantıda tansiyonun en çok yükseldiği anlar, Serdal Adalı’nın denetim kurulu raporlarına yönelik getirdiği sert eleştiriler sırasında yaşandı. Özellikle Dikilitaş projesi ve Türkiye Bankalar Birliği’ne (TBB) yapılan 50 milyon avroluk kritik ödemenin raporlara yansıtılış biçimine isyan eden Adalı, süreci tamamen kulübü ekstra faiz yükünden kurtarmak için yönettiklerini anlattı. Dikilitaş gelirinin kasaya girmesini beklemek yerine, kulübün günlük işleyişini aksatmamak adına yöneticilerin kasa kolaylığı sağladığını, para geldiğinde ise sadece bu geçici borçların kapatıldığını belirten başkan, bu fedakarlığın “yöneticilere haksız para aktarıldı” şeklinde manipüle edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Adalı, bu tarz eksik ve yönlendirici raporların, yeni sezon öncesi yakalanan birlik beraberlik havasına büyük zarar verdiğini savundu.
Kapanışa doğru gündeme gelen kadro mühendisliği ve kombine fiyatları ise salonda soğuk rüzgarlar estirdi. Kadroda yer alan Orkun, Agbadou, Murillo, Oh, Djalo, Cherny ve Ndidi gibi isimlerin ciddi piyasa değerlerine sahip olduğunu hatırlatan Adalı, eskiden olduğu gibi kulübü faiz batağına sürükleyip kıyak emeklilik yaşayan yabancı oyuncu devrini tamamen kapattıklarını söyledi. Ancak kapalı tribün kombine biletlerindeki fiyat artışına yönelik eleştirilere verdiği “Geçen yıl fiyatlar ucuzdu ama kapalı tribün takıma itici güç olmak yerine saha içine baskı yarattı” şeklindeki yanıt ortamı gerdi. Bu sözler üzerine salondaki bir divan üyesinin, “Takım 5. haftada lige havlu attı, taraftardan ne bekliyorsunuz?” şeklindeki sert çıkışı, Temmuz 2026’daki bu tarihi toplantının akıllara kazınan son diyaloğu oldu.

